İçeriğe geç
Uyumayanlar

Korku hikayeleri kurgudur, gerçek suç dosyaları kesinleşmiş vakalara ve açık kaynaklara dayanır. İçerik yetişkinlere yöneliktir, hassas dinleyiciler için uygun olmayabilir.

İçerik yetişkinlere yöneliktir.

Korku hikayeleri kurgudur, gerçek suç dosyaları kesinleşmiş vakalara ve açık kaynaklara dayanır. İçerik yetişkinlere yöneliktir, hassas dinleyiciler için uygun olmayabilir.

Ceren Özdemir dosyası

gerçek suç5 dk 46 sn

Bölümü videoyla izle

3 Aralık 2019 akşamı Ceren Özdemir, Ordu'da bale kursundan çıktı. Sıradan bir dönüş akşamıydı. Bir akrabasının anlattığına göre kurstan sonra annesini telefonla aradı ve ondan çorba yapmasını istedi.

O çorba hiç içilmedi.

Ceren o sırada 20 yaşındaydı. Ordu Üniversitesinde, müzik ve sahne sanatları fakültesinde okuyan bir öğrenciydi. Aynı zamanda bir balerindi. Evi, Ordu'nun Altınordu ilçesindeydi. Bir annesi, bir babası ve bir ablası vardı.

Ceren hayatından ne beklediğini kendi el yazısıyla notlarına geçirmişti. Kızının ölümünden sonra babası, Adana'daki bir açılışta konuşurken bu notlardan söz etti. Orada, Ceren'in kendi notlarına yazdığı hedefleri bir bir anlattı. Ceren piyano öğrenmek istiyordu. İngilizcesini daha da geliştirmek istiyordu. Yüksek lisans yapmak istiyordu. Tek başına yaşamayı öğrenmek de istiyordu.

O akşam Ceren kurstan çıktıktan sonra evine doğru yürüdü. Saat 19.30 sıralarında evinin bulunduğu binanın önüne vardı. İçeri girebilmek için ablasını telefonla aradı ve bina kapısının anahtarını istedi. Ablası anahtarı yukarıdan aşağıya, binanın önünde bekleyen kardeşine attı.

Ceren bina girişinde bıçaklı bir saldırıya uğradı. Ceren hastaneye kaldırıldı. Yapılan bütün müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Ablası, binanın önünde siyah giyimli bir kişi görmüştü. Gördüğü kişiyi daha sonra polise tarif etti. Soruşturmanın ilk saatlerinde polis bir kuryeyi gözaltına aldı. Olayla bir bağlantısı bulunmadığı anlaşılınca kurye serbest bırakıldı.

Ertesi gün, 4 Aralık'ta, Ceren'in okuduğu fakültenin önünde onun için bir tören yapıldı. Törenden sonra Ulubey ilçesine bağlı Kumanlar Mahallesi'ndeki aile mezarlığında toprağa verildi. Annesi, kızının cenazesinde katilin bulunmasını ve olayın faili meçhul kalmamasını istedi.

Aynı ay, kızlarını kaybetmiş bir anne ile bir baba Ordu'ya kadar gelip Ceren'in ailesine taziye ziyaretinde bulundu.

Ordu Cumhuriyet Başsavcılığı, yaptığı açıklamada şüphelinin 1 Aralık'ta açık ceza infaz kurumundan firar ettiğini bildirdi. Şüpheli, olayın ertesi günü Altınordu'da yakalanmıştı. Şüphelinin adı Özgür Arduç'tu. 2005 yılında yine Ordu'da bir çocuğu öldürmekten 20 yıl hapis cezası almıştı. Ceren'e saldırdığı akşam hâlâ firardaydı. Şehir merkezinde esnaf onu yakalayıp polise teslim etti. Bindirildiği polis aracında iki polis memurunu bıçakla yaraladı.

Ailesi, failin yargılanmasının yanında bir mücadele daha yürüttü. Peşine düştükleri soru bu firarla ilgiliydi. Firarda bir ihmal var mıydı? Anne, baba ve abla, firarda ihmali olduğunu öne sürdükleri kamu görevlileri hakkında suç duyurusunda bulundu. Başsavcılık takipsizlik kararı verdi. Ailenin bu karara itirazını Ordu'daki sulh ceza hakimliği reddetti. Ekim 2020'de üçü birlikte, takipsizlik kararına karşı Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yaptı.

Annesi, kızının ölümünü bir ihmalin sonucu olarak gördü. Haziran 2021'de şöyle konuştu: "Eğer o ihmaller olmasaydı benim çocuğum yaşıyor olacaktı." İstediğinin tazminat olmadığını, sorumluların cezalandırılmasını beklediğini söyledi. O ay Adalet Bakanlığı da Anayasa Mahkemesine bir görüş yazısı gönderdi. Yazıda, firar sürecindeki personelin tutumunun yaşam hakkını ihlal edip etmediğinin incelenmesi gerektiği bildirildi.

Babası yıllar sonra da konuşmaya devam etti. Ceren'in ölümünün dördüncü yılında, ihmali olanlar hakkında bir işlem yapılmadığını ve cezaların ağırlaştırılması gerektiğini söyledi. Altıncı yılda da adaletin yerini bulmadığını dile getirdi.

Failin yargılanması ayrı bir yoldan ilerledi. Dava Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Mahkeme kararını Ocak 2020'de, davanın ikinci duruşmasında açıkladı. Fail, canavarca hisle kasten öldürme suçundan iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı; cezasında indirim yapılmadı. Samsun'daki bölge adliye mahkemesi aynı yılın temmuz ayında istinaf başvurularını reddetti. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı o yılın aralık ayında cezanın onanmasını istedi. Yargıtay'ın ceza dairesi cezayı onadı. Karar 23 Kasım 2021'de haberlere yansıdı. Yargıtay'ın onamasıyla olağan kanun yolları tükendi ve hüküm kesinleşti. Fail koşullu salıvermeden yararlandırılmayacak. Aynı mahkeme, bundan önce 28 Eylül'de, polis memuru Zeki Çelik'i öldürmeye teşebbüsten ve polis memuru Haydar Değerli'yi yaralamaktan faile ayrıca hapis cezası verdi.

Ceren'in doğum günü 6 Aralık'tı. Doğum günü, ölümünden yalnızca üç gün sonraydı. O gün Ordu Üniversitesinde onun için bir anma düzenlendi. Aynı gün ailesi, arkadaşları ve çok sayıda kişi Ordu'da bir araya geldi. Ceren'in o akşam kurstan eve yürüdüğü yolu onlar da yürüdü ve evinin önüne kadar geldi. Taşınan dövizlerin bazısı Ceren'e, bazısı yasalara sesleniyordu. Yürüyüşte taşınan dövizlerden birinde "Bu kadar mıydı bir meleğin ömrü" yazıyordu. Bir başkasında "Yasalar, kadınları korusun, iyi hal indirimi son bulsun" yazıyordu.

Ölümünden bir ay sonra, 3 Ocak'ta, üniversite senatosu bir karar aldı. Müzik ve sahne sanatları fakültesinin en büyük salonuna Ceren'in adı verildi. O salon bugün onun adıyla anılan bir konser ve konferans salonu.

Aradan yıllar geçti. Ölüm yıl dönümlerinde ailesi ve yakınları, Kumanlar'daki mezarının başında onu anıyor.

Ceren o akşam bale kursundan evine dönüyordu. Kurstan sonra annesini aramış, ondan bir çorba istemişti.

Bu bölüm size ne yaptı

Hesap istemez, kişisel veri tutmaz. KVKK aydınlatma metni

Kaynaklar

Yorumlar

Yorum yazmak hesap ister; hesabınız yoksa gönderim sizi giriş sayfasına yönlendirir.

Verileriniz hakkında: KVKK aydınlatma metni

Henüz yorum yok.